11/7/2007 - HANGİ AYRILIK? |

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın? Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam. Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden? Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze! ..... Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni?
Bu Nasıl Ayrılık? ... |
| |
|
Yusuf Hayaloğlu |
| | |
4 Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
28/6/2007 - MUTLULUK... |

Siz mutluluğu bir peri masalı mı, yoksa ulaşılması güç bir hayal mi sanıyorsunuz? Hayır, mutluluk sandığınız gibi olağanüstü olaylarda değil, hemen yanıbaşınızda. Hâlâ göremiyor musunuz?
Mutluluk sadeliktedir ilkesini benimsemiş olan insanlar diğerlerinden çok daha mutlu bir hayat sürüyorlar. Biliyorlar ki mutluluk beklenen ve özlenen birşey değil, mutluluk tamamen bakma ve görebilmeyle ilgili. İşte size bakan ve görmeyi bilen insanlardan mutluluğa **üren detaylar:
1. Dostlarla evde toplanıp tıka basa yemek, video izlemek, sohbet etmek, içmek, kahkahalarla gülmek. 2. Oldukça özenli ve şık giyinerek sevgiliyle beraber tango yapmaya gitmek. 3. Yorgun bir işgününün ardından köpüklü sular içerisinde bir kadeh içki içmek. 4. Pazar sabahı birçok gazete ve dergi alıp saatlerce onları okumak, bir yandan da sıcacık bir bardak kahveyi yudumlamak. 5. Bir hafta sonu sevdiğiniz dostlarla beraber çadır kurup doğada kamp yapmak. 6. Bütün bir günü yüz, vücut ve saç bakımı yaparak, güzelleşmeye ayırarak geçirmek. 7. Yeni sezonun modası hakkında fikir sahibi olmak için vitrinleri gezmek. 8. Bir yerde yediğiniz ve çok beğendiğiniz bir yemeğin tarifini alarak aynısını evde pişirmek. 9. Evde beslediğiniz kedi veya köpeğinizle ilgilenmek, onu okşamak, sevmek. 10. Uzun zamandır sinema salonlarına gelmesini beklediğiniz filmi en sonunda izleme zevkine ulaşmak. 11. Beğendiğiniz erkekle bakışmak, ufak ufak flörte başlamak. 12. Birkaç kilo zayıfladığınızı fark etmek. 13. Bir pazar sabahı Vivaldi eşliğinde çimleri sulamak. 14. Güne omletli, salamlı, sucuklu, reçelli kısacası mükellef bir kahvaltıyla başlamak. 15. Gece yatmadan önce romantik bir öykü okumak. 16. Spor yapıp ter attıktan sonra alınan ılık duş. 17. Güneşin altına tembel tembel yatıp sıcak yazın tadını çıkarmak. 18. Günün ilk sigarasını köpüklü bir Türk kahvesi eşliğinde tüttürmek. 19. İhtişamlı bir İskender kebabını iştahla mideye indirmek. 20. Ayaklarınızı uzatmış dinlenirken yeni çıkan video klipleri izlemek. 21. Yolda yürürken karşılaştığınız bir tanıdığınızdan güzel iltifatlar almak. 22. Uzaktaki bir dostunuzun attığı mektubu posta kutunuzda görmek. 23. Üzerinize dikilmiş gibi oturan çok şık bir gece elbisesi satın almak. 24. Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla buluşup eski günleri yad etmek. 25. Ormanla denizin buluştuğu bir suda yüzmek. 26. Sevdiğiniz kişiyle elele kumsalda yürümek. 27. En beğendiğiniz müzisyenin yeni albümünün çıktığını görmek. 28. Saçlarınızın rengini değiştirip, bundan çok memnun kalmak. 29. Yeni bir dil öğrenmek üzere bir kursa kayıt olmak. 30. Bütün gün telefonunu beklediğiniz kişinin sizi araması. 31. İşyerinizde terfi ettiğinizin haberini almak. 32. Doğumgününüzün hiç beklemediğiniz kişiler tarafından da hatırlanması. 33. En yakın arkadaşınızla saatlerce sohbet etmek. 34. Ailenizle beraber eski günlerdeki gibi bir haftasonu geçirmek. 35. Küçük, sevimli bir çocuğu öpmek, onunla vakit geçirmek. 36. Pratikçe bir fikir öne sürerek bir sorunu çözmek. 37. İhtiyacı olan birine yardım edebilmek. 38. Kahkahalar attıran bir komedi filmi izlemek. 39. Sevdiğiniz kişinin sizinle ilgili çok ufak bir detayı hatırlaması. 40. Sabahleyin okuduğunuz astroloji falının doğru çıkması. 41. Hastalığınızın umduğunuzdan çabuk geçmesi. 42. Hobinizle ilgili bir hediye almak. 43. Annenizin o olağanüstü börek ve pastalarla hazırlanmış olduğu misafir gününe katılmak. 44. Menekşelerinizin mor mor açtığını görmek. 45. Bir yaz akşamı güneşin batışını izlemek. 46. Yeni serilmiş tertemiz çarşaflar içinde deliksiz bir uykuya dalmak. 47. Bir sokak çocuğuna yiyecek birşeyler vererek onun mutluluğunu izlemek. 48. Üzerinde çalıştığınız ve çok emek sarf ettiğiniz işin başarıyla sonuçlanması. 49. Yürümekte zorlanan bir ihtiyarın karşıdan karşıya geçmesine yardımcı olmak. 50. Mutluluğun günlük hayatın sadeliğinde gizli olduğunu anlayıp her gün yeni bir mutluluk keşfetmek

|
2 Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
7/4/2007 - YA ÖZLEMEK ÇOK GÜZEL ,YADA ÖZLENEN ÇOK ÖZEL........ |

Benim sevgim zaman ve uzaklıkla sınırlı değil, zamanı kaldırınca aynı andayız uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz, o zaman her an ve her yerde seninle beraberiz... Bazen bir dakika birgün gibidir.bazende birgün bir dakika gibidir.zamanı değerli kılan tek şey yanımdaki senin varlığındır.... On kişi sev dokuzuncusu olayım bir kişi sev sonuncusu olayım Bir destan yazar gibi durmadan gündüz gece ben hep seni yazmışım yüreğime gizlice Hayat bir tiyatro dediler bana bir rol verdiler en acısı benimki idi önce sev sonra terket dediler Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü tüm saatleri durdurabilmek için çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun artık sigarayı üç pakete çıkardım olsun gözüm olsun ne olacaksa o Düşlerini düşleyerek yaşamak, senden nefret ediyorum derken seni sevmek, var olmayan ömrümün tamamını sana adamak, sonra göğsüne yaslanıp seni düşlemek ve sevmek kalbinin sonunu bilmeden içine bakarak... Paylaşmanın asaletini hiç bir zaman bencilliğin çirkinliğine tercih etme,ve öyle bi arkadaş seçki sen onun için ölümü düşündüğünde o senin için çoktan ölmüş olsun..... Ne varsa aradığım bilki sende bulmuşum..Senden öncesi yoktu,seninle var olmuşum..Sende bütün umutlar,sende bütün duygular..Beni sende arama,ben artık senin olmuşum. Alaca karanlığı sevmem ben, ya gündüz olmalı ya gece. Kurşun ya alnından vurmalı yada namluda kalmalı. Yar dediğin ya senin gibi olmalı yada hiç olmamalı. Bugün bir çiçekcinin önünden geçerken bir çiçek ben çok güzelim beni al diyordu. Onu aldım ama güzel olduğu için değil seni gördüğünde utansın diye. Ne içimde seni unutmak gibi bir his var..nede aşkımı körükleyen bir rüzgar..ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm..nede görmeye dayanacak kalbim var Güller hep ellerinde açsın, ama dikenleri batmasın.Sevda hep seni bulsun,ama seni yaralamasın.Mutluluk hep yüreğine dolsun,ama beni unutturmasın. Akşamı son bulan ufuklarda..güneş damla damla erirken..hayatta kalan duygularımla..sana iki kelime söylüyorum..."SENİ SEVİYORUM" Ne seni unutacak kadar zaman geçecek..ne de geçen zaman seni unutmaya yetecek..bırakıp gittim diye unuttum sanma...zaman alışmayı öğretir unutmayı ASLA Kahvaltı hazırladım sanada gönderiyorum, umut dolu omlet haşlanmış sevgi bir dilim tutku ,seni seviyorum reçeli ve birde yanlızlık demledim kaç şekerli olsun? Ben seni Bir Kum Tanesine Adını Yazacak Kadar Değil Sahildeki Tüm Kum Tanelerine Adını Yazacak Kadar Çok Seviyorum Biz her ne kadar sosyetenin cilalı taşlarında dans etmesini bilmesekte, soğuk dolunayda şeytanla azraille dans etmesini iyi biliriz. Sesini duyabilme umuduyla yaşadığım hayat yüzünü göremediğim için çekilmez olsada sesini duyabildiğim için yaşamaya değer... Depremle girdin gönlüme,fay hattı çizdin yüreğime,artçılar hala devam etmekte, özlenmektesin bitanem dokuz nokta dokuz şiddetinde. Sen geçmişin herhangi bir yolsuz sevdası diye anıyorsun beni oysa ne yollar aradım o sevdaya ama bilmiyorsun çocuk bilmiyorsun... Sevgi sevilen kişiye sunulan bir armağandır kabul edilmesi ya da geri çevrilmesi önemli değil önemli olan sevginin sunulmuş olmasıdır. Gölgeler düşsede yüreğinin üstüne güneşini sakın söndürme, umut yoksa yarınlar uzak kalır insana, unutma Bir Sen Daha Yok Bu Dünyada... Tatlı biri var sevilmeye değer, güzel biri var görülmeye değer, iyi dostlar var özlenmeye değer, ama biri varki can vermeye değer! Bir sevgi var içim lekesiz tertemiz, Bir özlem var içimde uçsuz bucaksız,Bir duygu var içimde dalsız budaksız, Birde sen varsın içimde unutulması imkansız... Tutki ben bir yağmur damlasıyım toprağa düştümmü dağılırım, Düşünki ben bir kar tanesiyim suya değdiğim anda eririm, Anlaki sen benim canımsın seni kaybettimmi Ölürüm... Bugün sigaramın üzerine adını yazdım sigaram bittiğinde seni unutacam sanmıştım ne bilirdimki seni nefes içime çektiğimi... Gül dediğin nedirki, Solar gider, Ateş dediğin nedirki, Kül olur gider, Gün dediğin nedirki, Geçer gider, Ama sana olan sevgim sonsuzdur, Ancak mezarda biter!! Güneşi sevdiğini söylüyorsun güneş çıktığında perdeleri örtüyorsun.Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun rüzgar çıktığında kapıları kapatıyorsun.Yağmuru sevdiğini söylüyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.Korkuyorum çünkü beni sevdiğini söylüyorsun. Hayat bir şekilde elbet devam edecek birde içinde sen olsan işte o zaman her yer O vefasız kalbin hissetmesede.. Sana bu şarkıyı dinleteceğim.. Bu aşkın uğruna ömrüm bitsede.. Sana sevmeyi öğreteceğim... Hissedince sana vurulduğumu baharda kuş olup uçasım gelir, Bakınca o güzel gözlerine hasreti bir anda silesim gelir. Ama ne çare birtanem ne kuş olup uçabilirim ne de hasreti silebilirim ama inan bana birtanem seni bir ömür boyu sevebilirim... Rüyalara rest çektim uyumuyorum. herkez derin uykudayken ben sana dalıyorum. Uykular çok tatlı derler ben seni tadıyorum. Onlar uykuya ben sana doyamıyorum... Yüreğimde senden bana hiç bir ışık yok! Ben karanlıktan çok korkarım.Beni gel al burdan... Solmadan gel artık aşkımın gülü, olsada konuşsa kalbimin dili küçücük dünyamda birbilsen seni görünmez yazıyla yazdım kalbime. Behdanem benim..düşünsene bir kez dahi olsa.Dikenin güle,ipek böceğinin kozasına olan o büyük sevgisini.Uçurum çiçeklerinin yaşama inat koklanmıcaklarını bilerek her defasında açtıklarını.Ben de behdanem seni yüreğime can yazdım bir kere.O muhteşem sevgi Papatyalar var karşımda sarı sarı Tıpkı sana benziyorlar Sarı saçlarını hatırlatır bana.. Yeşil yaprakları da gözlerini Gülüşün geliyor aklıma Tatlı tatlı bakışın, ve sen; Sen yokettin beni Sensizliğin içinde bırakıp gittin.. Ellerim anladı tutmuyorsun..Gözlerim anladı bakmıyorsun.. Dudaklarım anladı öpmüyorsun.. Gidişini kalbime nasıl anlatayım, nasıl söyliyeyim ey insafsız sevgili ya durursa kalbim... Günahın özüyse seni sevmek cezam cehennem olsun. Aşkım aşkım diye ağlayacaksın başını taşlara hergün vuracaksın sesini duyan yokki ağlayacaksın sen gittin şimdi sıra bende ben bittim şimdi sıra sende... Deniz sesimi duyarmı? dağlar dinlermi anlatsam seni? hüzünlüyüm desem çare olurmu gökyüzü? salarmı bulutları peşine ilgilenirmi rüzgar yardım edermi seni bulmama ??? Seviyorum sevmenin acı verdiğini; her sevenin sevilmediğini bile bile ! ama yinede bir umut taşıyorum belki SEVEN SEVİLİR diye !!! Sevmiyorum seni deseydin keşke Ta başından bağrıma taş basar seni unutmaya çalışırdım hala oynuyorsun benle duygularımla Aşkımla yetmedimi çektiklerim Dahadamı çekeceğim kaderimdir diyeceğim seni hep Seveceğim ve bir gün senin yolunda öleceğim.. Korku bilmeyen GÖNÜL korkmayı öğrendi.(SENİ KAYBETMEK KORKUSU)Sevmeyi bilmeyen GÖNÜL sevmeyi öğrendi.(SENİ İLK GÖRÜŞTE)Ama bu GÖNÜL tek bir şey öğrenemedi.(SENİ UNUTMAYI) Güzellik; sadece güzel olan şeylerde değil, Güzel görmek istediğin herşeydedir... Gecelerden ayazı sevmem.. ya gündüz olmalı ya gece.. namludan çıkan kurşun.. ya kalbimin derinlerinden vurmalı.. ya namludan hiç çıkmamalı.. insan sevdiğini ya ölümüne sevmeli.. ya hiç sevmemeli... Varlığının tiryakisi.. Yokluğunun delisiyim.. Seni benden mahrum etme.. Gözlerinin hastasıyım... Seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et ünkü aşk sessiz sevgi dilsizdir... Seni Bir Serçenin Gözyaşı Dökebilme Ihtimali Kadar Seviyorum Bu Kadar mı Diyeceksin Ama Serçeler Gözyaşı Döktüğünde ÖLÜRLER... Bütün dünyayı istediğim renge boyayıp,bu rengi insanlara bütün sevginle dağıt,kendini sevginin bir rengi diye tanıt.çünkü senin varlığın sevgiye en güzel kanıt. küL oLmuş ateş yanarmı? Buz tutmuş su akarmı? Bu gözLer seni sevdi başkasına bakarmı? Nekadar çok seversen sev belli etmiyeceksin, sevdiğini belli ediyorsan inan çok üzüleceksin Düşünüyorum da; düşüncelerin en güzeli, senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken düşündüğünü düşünmek olsa gerek diye düşünüyorum Belki dağlarımda çiğdemler açar, uyur kar altında yediverenim. Bir gözyaşıdır yağmurlarım, gülerken ağlatır su verdiklerim... Seni özleyenlerin özleminden habersiz, özleminle özletensin. Sen o özlenenler arasında ençok özlenensin. Seni görmesemde içimde hiç bitmeyecek tek özlemsin... Kalbinde yer yoksa Güzelim ! farketmez ben ayaktada giderim. Dünyanın en güzel şeyini sana vermek isterdim, Fakat seni sana nasıl verebilirim ki? Ağlamak çocuklara, affetmek ise Allah a mahsus. Beni birgün aldatırsan çocuk değilim ağlamam, Allah değilim affetmem... Hoççakal Allah a emanet ol tabii ki Allahın varsa?Hoşçakal aşk sende kalsın sanmam ama işine yararsa? Dertlerin kum tanesi kadar küçük, sevinçlerin nisan yağmurları kadar bol olsun ve öylesine mutlu ol ki gözünden akan yaşlar değerini bilmeyenlere sadakan olsun.. Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgi sensiz olmaz.. Unutma gülüm sevmek daima beraber olmak değildir, sen yokken bile seninle olabilmektir.. İçinde öyle bir umut taşıki onu senden kimse alamasın.gözlerin hep gülsün.onuda kalbinde öyle bir saklaki gerçekten isteyen bulsun. Sözlerin büyük, yüreğin küçük! Hataların yanlışların çok,doğruların yok! Bir şeyleri göklere çıkartıp mutluyum sanıyorsun..Kendine göre şanslı, bana göreyse zavallısın! Ya Sözlerin Aklımda, Ya Da Aklım Adında, Ya Hayalin Karşımda, Ya Da Sesin Kulağımda, Ya Ben Çıldırıyorum, Ya da Çok Özlüyorum, Ya Özlemek Çok Güzel, Yada Özlenen Çok ÖZEL... Ne zaman gelirsen gel,başıma taç olursun. Sen benim eski değil , eskimeyen DOSTUMSUN... Sanal dünya diyorlar buraya,uğradım geçtim. Beklediğim ufak bir telefon görüşmesiydi, artık ondanda vazgeçtim.Gideceksen git yolun açık olsun, gözlerinde yüreğinde huzur bulmuştum al istemem o da senin olsun. Seviyorum seni ölümsüz bir aşk ile, bütün kalbim hayatım seninle, ölecek dahi olsam bu kalp ile son nefesimde haykıracağım seni seviyorum diye.. Hayatın en güzel anı herşeyden vazgeçtiğiniz zaman Sizi hayata bağlıyan biri olduğunu düşündüğünüz andır... Ben senin ne yarin nede canın ben senin ne sevdiğin ne baharın ben senin belki umrunda değilim ama sen benim sen benim nefesimsin Seni dar ağacındaki bir mahkumun ,hayatı sevdiği kadar seviyorum... Herzaman doğru söyle,ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın. İnsan tırmanırken dağın kafa tutmasına razı olmalıdır. Kristalin bedelini göze almayan,onunla oynamasın. Hissizler, Hareketsizler yol alamazlar, Uyuyanlar hedefe ulaşamazlar, hele azmini iradesini yitirenler asla uzun zaman ayakta kalamazlar. Aşk günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, unutulmayacak kadar derin, umulmayacak kadar yakın, tek başına yaşanmayacak kadar takımdır... Aşkın zehir olsa içmezsem, yolun ölüm olsa dönersem, senin için bu candan vazgeçmezsem namerdim. Yüreğimin ta içinde bir ateş yanar.. Yanmayan yer kalmamış söndürsen ne yazar.. Taşa toprağa seni yazdı bu eller.. Ah sevmenin değeri bir bilseler Sen benim ruhsatlı sevdam ben senin sevda keşin seni sevmek yaşamaksa ben hiç ölmedim Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam Ben haramı helale karıştırmam Seninle içilen şarap helaldir Sensiz içilen su bile haram İstemem sevilmeyi sevilmek sensizlikse Sevmek çay sevilmek şeker,bizim gibi sevenler çayı şekersiz içer Hani kardelen gökyüzüne aşık olurda çıkartır ya karın altından gövdesini,Zenher yüreğinde kardelen kadar cesaretin yoksa sakın aşık olma...! Sen benim için bir aşkın bittiği yersin resimlerin renksiz halisin sevmekten bahsetme sakın çünkü sen sevmeyi hiç mi hiç sevmedim senbenim için bir aşkın bittiği yersin senbenim nefretim nefes alış sebebimsin Aşk günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, unutulmayacak kadar derin, umulmayacak kadar yakın, tek başına yaşanmayacak kadar takımdır... Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle... Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.(ALINTI) |
5 Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
14/2/2007 - |
|
Sevgililer Günün Kutlu Olsun
senin için aşkım derin ve sadık
ne yaparsan yap, herzaman senin için orda olacağım
nereye gidersen git
(orada) yanında olacağım
öldüğüm güne kadar
sana olan aşkım hep doğru kalacak
SENI SEVIYORUM
| | | | |
2 Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
12/2/2007 - |
|
Gözlerinin hasretinde yüregim bosluklarda sesini arıyor…Yankılansa sesin odama ve gözlerin geceme yıldız misali düşse yeter bana..Baska bir sey istemiyorum….Bir tek gülüsün tüm acılarıma iyi gelecek kadar güzel..Ve seninle yasayacagımız güzel günler tüm hayatıma bedel..Bos duvarlara ismini söylüyorum ve seni yıldızlara soruyorum acaba neler yaptı diye…Vurulmusum sana ,gözlerine yanıyorum bir alev topu giibi..Hasretin sanki volkan gibi kösebaslarinda patlıyor..Sensiz düsüncelere dalsam her fikrim kör kursunlara ispat ediyor…Gözlerinden mahrum gecelerim katrana boyanıyor …Ucurtmalarimi senden haber alır mi diye omuzlarımdan kaldırdım..Yüregimi göcmen kuslarla sana yolladim..Bos gelmeyeceklerdi biliyorum…Yüregini ve gözlerini bırakacaklardı avuclarıma…
Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri…Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler.Yaprakları hazani andırsa da icindeki umutlarını sererler dudaklarına..Bahar oldu mu nazlı bir gelin gibi günesin koynuna girerler.. Tüm umutlarını günesle sevda kokan yüreklere sererler…Aynı o misal sende hicbirseye yenilmeyeceksin..Yarınlarını bahar addedip icindeki sevgi yapraklarını yüregime sunacaksin..Her yapragıda ölümüne sevdanin naif durusunu, yalnızlıga karsi dik baslılıgını ve acılara karsı metanetini görecegim..Gördükce sımsıkı saracagım seni..Bırakmayacagim seni acıların kollarına …Bu kadar kolay pes etmeyecektik fani yaralarımıza…İyilesmesi yılları sürecek acılarına ben her gün nefesimle merhem olacagim..Yavas yavas iyileseceksin…her güneste sana umutları bırakacagim ve gözlerin dünden daha iyi parlıyorsa o zaman daha cok saracagim iyilesmen icin…Tüm acılarina ben kefilim..Yeter ki sen mutluluklara gülümse. (alıntı)... |
1 Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
18/1/2007 - |
 |
|
 |
| |

En sevdiğin elbisemi giydim bu gece Kokunu sürdüm, solgun yüzünü okşadım Sessizce saçlarından öptüm. Yazdığın mektupları okudum, kana kana su içer gibi Plâklarını çaldım. Ah! En çok o şarkıda özledim seni...

Issızlık kapıyı çaldı, Açmaya korktum gece yarısı. Şehir uykuya daldı, Baktım dışarıya; katran karası. Rüzgâr telaşla kokunu getirdi bana Aldım koynuma. Buseni hafızamdan koparıp iliştirdim dudaklarıma Üşüdüm karanlıkta. Tenine dokundum beni hissetsin diye Ellerimi tut, ısıt diye. Aç gözlerini...

Erguvanlarına su verdim İçerken benimle konuştular Yastığını okşadım, kokladım Anılar uçuştular. Soluğun saçlarımı yaladı, sanki bir meltem gibi Teninin kokusu karıştı kokuma. Yakıştılar...

Boğuldum karanlıkta. Yanı başımdasın benden çok uzaklarda Ellerimi tut, dokun bana Aç gözlerini...

Attım kendimi caddelere, yeşil ceketin sardı beni. Yürüdüm üstüne karanlığın, korkusuz. Tuttum elini...
Can Dündar
 
| | | | |
2 Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
18/1/2007 - LİMON ÇİÇEKLERİ..... |

| |
|
LİMON ÇİÇEKLERİ
Sen, benim Akdeniz’in limon bahçelerinde büyüdüğümü bilirsin. Limon ağaçları narindir. Çiçekleri de öyle. Minicik beyaz yaprakları vardır umut dolu. Emek verirsen yeterince, meyveye dönüşeceklerdir. Seversin onları, sularsın. İlaçlar, gübrelersin. Gözün gibi, kızın gibi bakarsın onlara. Senin benim gibi konuşmazlar. Ama onların da dilleri vardır anlayana. Çok su verirsen çürür, suyu esirgersen kururlar. Korumazsan böcekten, haşarattan hastalanır hatta ölürler. Onyedisinde bir gelin gibi ürkektir onlar. Üstelik savunmasız. Bir o kadar da vermeye hazır.
Ama dedim ya... Emek ister, sabır ister, yürek ister, en önemlisi sevgi ister onlar.
Bir fidanın meyveye dönmesi yıllarını alır insanın. Çocuğun gibidirler. Kuruyan yaprakları yüzünden korkular kaplar yüreğini. Her sabah bir bir kucaklarsın ağaçları adeta. Onları görmeden geçen bir tek günün bile tadı yoktur.
Bir de Güney’in dolusu vardır. Denk geldin mi bilmem. Verirsin emeği,sabrı,yüreği.. Çiçeklenir bahçen bir gelin kadar beyaz. Ve bir gün bakarsın gökyüzü kararır. Hiddetlenir, öfke bağırır gümbür, gümbür. Gelin kız korkar. Sen korkarsın ama ne çare. Dolu taneleri vurur da vurur küçük, beyaz çiçeklere. Sabrın meyveleri ölür.. Sen ölürsün ardı sıra.
İŞTE SEN; BENİM VURGUNUMSUM BİRTANEM. YAĞAN ACIMASIZ DOLU TANELERİ KADAR AĞIR, ÖLÜM KADAR HAFİF.
Doludan sonra umut kalır gözlerinden yüreğine giden uzun yolda. Yeniden başlarsın yitirdiklerini unutmak için. “Bir yıl daha” dersin. “Bir yıl daha. Seneye kadar biraz daha sabırdan ne çıkar.” Ağaçlar hâlâ dimdik, sımsıkı toprağa sarılmış gelecek mevsimi bekler korkulardan arınıp. Sen de öyle...
Daha beteri de vardır güney’in gecelerinde. Sana umudu da çok görür, bilir misin? Dona çeker havası. Toprak sıkışır, sıkışır, sıkışır... Nefes aldırmaz emeğine, sevgine. O yıl meyveye dönecektir yüreğin belki de yıllar sonra ilk kez. Ah... Ne çaresizliktir o... Eğer bilememişsen doğanın ne söylediğini, anlamamışsan iklimin dilinden ve ısıtmaya koşmamışsan bahçeni, ateşler yakıp toprağı gevşetmeyi akıl etmemişsen... Kan çekilmeye başlar yüreğinden damla damla... Hem onun hem senin. Kararır kökler, dallar. Karasından anlarsın olan biteni ve karalar bağlarsın.
İşte güney'in donu vurdu mu artık umut yoktur. Bu gerçekten de ölmektir.
Sen benim sevgimdin emek verdiğim.. Sabrımdın. Yüreğimdin. Ben doğanın dilini bilemedim. Dinlemedi beni hiç... Anlatamadım. Konuşmadı benimle. Anlayamadım.
Don vurdu 23. yılında emeğimi Kan çekildi sevgimden Durdu sabrım.. Yüreğim vurgun yemişten beter..
İŞTE SEN; BENİM FELAKETİMSİN, YOK OLUŞUM BİRTANEM.
Bu yüzden gitmeni istedim. Şimdi bende kalan ne varsa; serpiştirili ardın sıra. Gözyaşlarını görürsen dönüp ardına baktığında Yüreğinde dizeler sıralanırsa kendiliğinden, sevgiye dair. Rüzgârın sessizliğinde hüznü duyarsan Beni hatırla ne olur. Çünkü artık, sendeki sevgi, hüzün, gözyaşı ve sevgiyim ben.
Bir tek limon çiçeği var sende olmayan Eğer bir gün onlarla tanışırsan Benim için topla olur mu?
Benim sana veremediğim ne varsa mutluluk adına, huzur adına tümünü senin için diliyorum. Birtanem. Yolun açık olsun!
Gülsüm Güven | |
yok Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
18/1/2007 - GÜLÜM........... |

|
G İ T M E
Gitme! Figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür.
Gitme! Bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm.
Gitme! Öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm!
Gitme! Acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm.
Gitme! İçimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm.
Gitme! Kal, menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam, yokluğun ölüm.
Gitme! Bütün ormanlar ateşe verilir kuşlar da gider, bu kent de ölürüm.
Nuri Can | | | |
1 Yorum Yorum yaz! Bağlantı |
|
Hakkımda
HAYATA DAİR HERŞEY kocam ve kızım
Arkadaşlarım
nergizcankul polyanna ayvalikli nurse dangel silacik canaktugg sensizim82 nilsu35 denizece minikbebem cicektayanc cevtogul guldunyam fuldaa anterosdeniz keremoo
|